Türkçe Çeviri
Elçilerimiz, İbrahim\'e müjdeyle gelince, şüphe yok ki demişlerdi, biz şu şehrin halkını helak edeceğiz; şüphe yok ki o şehrin halkı zalim oldu. (31)
Türkçe Harf çevirisi
velemmâ câet rusülünâ ibrâhîme bilbüşrâ ḳâlû innâ mühlikû ehli hâẕihi-lḳaryeh. inne ehlehâ kânû żâlimîn. (31)
İngilizce Çevriyazım
Walamma ja at rusuluna ibra heema bia lbushra qa loo inna muhlikoo ahli hath ihi alqaryati inna ahlaha ka noo th a limeena (31)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
İbrahim, orada Lut da var demişti de onlar, biz daha iyi biliriz demişlerdi, orada kim var; onu ve ailesini kurtaracağız, ancak karısı kurtulmayacak, o, şüphe yok ki orada kalanlardan olacak. (32)
Türkçe Harf çevirisi
ḳâle inne fîhâ lûṭâ. ḳâlû naḥnü a`lemü bimen fîhâ. lenünecciyennehû veehlehû ille-mraeteh. kânet mine-lgâbirîn. (32)
İngilizce Çevriyazım
Qa la inna feeha loot an qa loo nah nu aAAlamu biman feeha lanunajjiyannahu waahlahu illa imraatahu ka nat mina algha bireena (32)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Elçilerimiz Lut\'a gelince Lut, onların yüzünden kederlenmişti, gönlü daralmıştı. Onlar, korkma ve tasalanma demişlerdi; şüphe yok ki biz, seni de, aileni de kurtaracağız, ancak karın müstesna ve şüphe yok o, orada kalanlardan olacak. (33)
Türkçe Harf çevirisi
velemmâ en câet rusülünâ lûṭan sîe bihim veḍâḳa bihim ẕer`av veḳâlû lâ teḫaf velâ taḥzen. innâ müneccûke veehleke ille-mraeteke kânet mine-lgâbirîn. (33)
İngilizce Çevriyazım
Walamma an ja at rusuluna loot an seea bihim wada qa bihim th arAAan waqa loo la takhaf wala tah zan inna munajjooka waahlaka illa imraataka ka nat mina algha bireena (33)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Şüphe yok ki bu şehir halkının üstüne, buyruktan çıkarak yapageldikleri işler yüzünden, gökten bir azap indireceğiz. (34)
Türkçe Harf çevirisi
innâ münzilûne `alâ ehli hâẕihi-lḳaryeti riczem mine-ssemâi bimâ kânû yefsüḳûn. (34)
İngilizce Çevriyazım
Inna munziloona AAala ahli hath ihi alqaryati rijzan mina al ssama i bima ka noo yafsuqoona (34)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Ve andolsun ki biz, akıl eden topluluk için, onlara ait apaçık bir delil bıraktık. (35)
Türkçe Harf çevirisi
veleḳat teraknâ minhâ âyetem beyyinetel liḳavmiy ya`ḳilûn. (35)
İngilizce Çevriyazım
Walaqad tarakna minha a yatan bayyinatan liqawmin yaAAqiloona (35)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Ve Medyen\'e de kardeşleri Şuayb\'i göndermiştik de ey kavmim demişti, kulluk edin Allah\'a ve umun ahiret gününü ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışmayın. (36)
Türkçe Harf çevirisi
veilâ medyene eḫâhüm şu`ayben feḳâle yâ ḳavmi-`büdü-llâhe veercü-lyevme-l'âhira velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn. (36)
İngilizce Çevriyazım
Waila madyana akha hum shuAAayban faqa la ya qawmi oAAbudoo Alla ha wao rjoo alyawma ala khira wala taAAthaw fee alard i mufsideena (36)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Derken yalanlamışlardı onu da onları bir sarsıntı, helak edivermişti, derken evlerinde diz çökmüş bir halde yerlere yığılıp helak oluvermişlerdi. (37)
Türkçe Harf çevirisi
fekeẕẕebûhü feeḫaẕethümü-rracfetü feaṣbeḥû fî dârihim câŝimîn. (37)
İngilizce Çevriyazım
Fakathth aboohu faakhath athumu al rrajfatu faas bah oo fee da rihim ja thimeena (37)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Ve Âd\'le Semud\'u da helak etmiştik ve gerçekten de yerlerinden apaçık anlamaktasınız ve Şeytan, onların yaptıklarını, bezemişti kendilerine ve gerçeği gördükleri halde yoldan çelmişti onları. (38)
Türkçe Harf çevirisi
ve`âdev veŝemûde veḳat tebeyyene leküm mim mesâkinihim. vezeyyene lehümü-şşeyṭânü a`mâlehüm feṣaddehüm `ani-ssebîli vekânû müstebṣirîn. (38)
İngilizce Çevriyazım
WaAAa dan wathamooda waqad tabayyana lakum min masa kinihim wazayyana lahumu al shshayta nu aAAma lahum fas addahum AAani al ssabeeli waka noo mustabs ireena (38)
Your browser does not support the audio element.
400