Türkçe Çeviri
Oradan geçtikten sonra Musa, genç arkadaşına kuşluk yemeğimizi getir dedi, gerçekten de şu yolculuk, yordu bizi. (62)
Türkçe Harf çevirisi
felemmâ câvezâ ḳâle lifetâhü âtinâ gadâenâ. leḳad leḳînâ min seferinâ hâẕâ neṣabâ. (62)
İngilizce Çevriyazım
Falamma ja waza qa la lifata hu a tina ghada ana laqad laqeena min safarina hatha nas aba n (62)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Arkadaşı, gördün mü dedi, kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mani olan da ancak Şeytan\'dır; balık, şaşılacak bir surette denizde bir yoldur tuttu, dalıp gitti. (63)
Türkçe Harf çevirisi
ḳâle era'eyte iẕ eveynâ ile-ṣṣaḫrati feinnî nesîtü-lḥût. vemâ ensânîhü ille-şşeyṭânü en eẕkürah. vetteḫaẕe sebîlehû fi-lbaḥr. `acebâ. (63)
İngilizce Çevriyazım
Qa la araayta ith awayna ila al ss akhrati fainnee naseetu alh oota wama ansa neehu illa al shshayta nu an ath kurahu wai ttakhath a sabeelahu fee albah ri AAajaba n (63)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Musa, buydu aradığımız işte dedi ve kendi izlerini izleyerek geri döndüler. (64)
Türkçe Harf çevirisi
ḳâle ẕâlike mâ künnâ nebgi. ferteddâ `alâ âŝârihimâ ḳaṣaṣâ. (64)
İngilizce Çevriyazım
Qa la tha lika ma kunna nabghi fai rtadda AAala a tha rihima qas asa n (64)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Derken kullarımızdan bir kulu buldular ki biz, katımızdan ona rahmet ihsan etmiştik ve katımızdan ilim belletmiştik. (65)
Türkçe Harf çevirisi
fevecedâ `abdem min `ibâdinâ âteynâhü raḥmetem min `indinâ ve`allemnâhü mil ledünnâ `ilmâ. (65)
İngilizce Çevriyazım
Fawajada AAabdan min AAiba dina a tayna hu rah matan min AAindina waAAallamna hu min ladunna AAilma n (65)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Musa, ona, sana öğretilen gerçek bilgiden bana da öğretmen şartıyla sana uyayım mı dedi. (66)
Türkçe Harf çevirisi
ḳâle lehû mûsâ hel ettebi`uke `alâ en tü`allimeni mimmâ `ullimte ruşdâ. (66)
İngilizce Çevriyazım
Qa la lahu moosa hal attabiAAuka AAala an tuAAallimani mimma AAullimta rushda n (66)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
O, sen dedi, benimle beraber bulunmaya dayanamazsın. (67)
Türkçe Harf çevirisi
ḳâle inneke len testeṭî`a me`iye ṣabrâ. (67)
İngilizce Çevriyazım
Qa la innaka lan tastat eeAAa maAAiya s abra n (67)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
İç yüzünü kavramana imkan olmayan birşeye nasıl sabredebilirsin ki? (68)
Türkçe Harf çevirisi
vekeyfe taṣbiru `alâ mâ lem tüḥiṭ bihî ḫubrâ. (68)
İngilizce Çevriyazım
Wakayfa tas biru AAala ma lam tuh it bihi khubra n (68)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Musa, Allah dilerse dedi, görürsün, sabredeceğim ve hiçbir hususta sana isyan etmeyeceğim. (69)
Türkçe Harf çevirisi
ḳâle setecidünî in şâe-llâhü ṣâbirav velâ a`ṣî leke emrâ. (69)
İngilizce Çevriyazım
Qa la satajidunee in sha a Alla hu sa biran wala aAAs ee laka amra n (69)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
O, bana uyarsan dedi, sana ona ait bir söz söyleyinceyedek hiçbir şey sorma bana. (70)
Türkçe Harf çevirisi
ḳâle feini-tteba`tenî felâ tes'elnî `an şey'in ḥattâ uḥdiŝe leke minhü ẕikrâ. (70)
İngilizce Çevriyazım
Qa la faini ittabaAAtanee fala tasalnee AAan shayin h atta oh ditha laka minhu th ikra n (70)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Derken kalkıp yola düştüler, nihayet bir gemiye bindiler, o zat, gemiyi deldi. Musa, içindekileri boğmak için mi gemiyi deldin dedi, andolsun ki pek kötü bir iş yaptın. (71)
Türkçe Harf çevirisi
fenṭaleḳâ. ḥattâ iẕâ rakibâ fi-ssefîneti ḫaraḳahâ. ḳâle eḫaraḳtehâ litugriḳa ehlehâ. leḳad ci'te şey'en imrâ. (71)
İngilizce Çevriyazım
Fai nt alaqa h atta itha rakiba fee al ssafeenati kharaqaha qa la akharaqtaha litughriqa ahlaha laqad jita shayan imra n (71)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
O zat, demedim mi dedi, gerçekten de sen, benimle beraber bulunmaya dayanamazsın. (72)
Türkçe Harf çevirisi
ḳâle elem eḳul inneke len testeṭî`a me`iye ṣabrâ. (72)
İngilizce Çevriyazım
Qa la alam aqul innaka lan tastat eeAAa maAAiya s abra n (72)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Musa, unuttum dedi, bu yüzden azarlama beni ve şu arkadaşlığımızda ağır bir yük yükleme bana. (73)
Türkçe Harf çevirisi
ḳâle lâ tüâḫiẕnî bimâ nesîtü velâ türhiḳnî min emrî `usrâ. (73)
İngilizce Çevriyazım
Qa la la tua khith nee bima naseetu wala turhiqnee min amree AAusra n (73)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Gene yola düştüler, derken bir erkek çocuğa rastladılar, o zat, çocuğu öldürdü. Musa bir cana kıymamışken tuttun, tertemiz birisini öldürdün, andolsun ki pek kötü ve menedilmiş bir şey yaptın sen dedi. (74)
Türkçe Harf çevirisi
fenṭaleḳâ. ḥattâ iẕâ leḳiyâ gulâmen feḳatelehû ḳâle eḳatelte nefsen zekiyyetem bigayri nefs. leḳad ci'te şey'en nükrâ. (74)
İngilizce Çevriyazım
Fai nt alaqa h atta itha laqiya ghula man faqatalahu qa la aqatalta nafsan zakiyyatan bighayri nafsin laqad jita shayan nukra n (74)
Your browser does not support the audio element.
301