Kehf Suresi (18): Çevrimiçi Okuyun ve İndirin - Türkçe Çeviri

Kehf Suresi Hakkında Bilgi

Surah Al-Kahf
سُورَةُ الكَهۡفِ
Sayfa 301 (62 ile 74 arasındaki ayetler)

فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتَىٰهُ ءَاتِنَا غَدَآءَنَا لَقَدْ لَقِينَا مِن سَفَرِنَا هَٰذَا نَصَبًا قَالَ أَرَءَيْتَ إِذْ أَوَيْنَآ إِلَى ٱلصَّخْرَةِ فَإِنِّى نَسِيتُ ٱلْحُوتَ وَمَآ أَنسَىٰنِيهُ إِلَّا ٱلشَّيْطَٰنُ أَنْ أَذْكُرَهُۥ ۚ وَٱتَّخَذَ سَبِيلَهُۥ فِى ٱلْبَحْرِ عَجَبًا قَالَ ذَٰلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِ ۚ فَٱرْتَدَّا عَلَىٰٓ ءَاثَارِهِمَا قَصَصًا فَوَجَدَا عَبْدًا مِّنْ عِبَادِنَآ ءَاتَيْنَٰهُ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَعَلَّمْنَٰهُ مِن لَّدُنَّا عِلْمًا قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰ هَلْ أَتَّبِعُكَ عَلَىٰٓ أَن تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا قَالَ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِىَ صَبْرًا وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلَىٰ مَا لَمْ تُحِطْ بِهِۦ خُبْرًا قَالَ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ صَابِرًا وَلَآ أَعْصِى لَكَ أَمْرًا قَالَ فَإِنِ ٱتَّبَعْتَنِى فَلَا تَسْـَٔلْنِى عَن شَىْءٍ حَتَّىٰٓ أُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْرًا فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَا رَكِبَا فِى ٱلسَّفِينَةِ خَرَقَهَا ۖ قَالَ أَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ أَهْلَهَا لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا إِمْرًا قَالَ أَلَمْ أَقُلْ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِىَ صَبْرًا قَالَ لَا تُؤَاخِذْنِى بِمَا نَسِيتُ وَلَا تُرْهِقْنِى مِنْ أَمْرِى عُسْرًا فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَا لَقِيَا غُلَٰمًا فَقَتَلَهُۥ قَالَ أَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةًۢ بِغَيْرِ نَفْسٍ لَّقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا نُّكْرًا
301

Kehf Suresi dinle (Arapça ve Türkçe çeviri)

Türkçe Çeviri

Oradan geçtikten sonra Musa, genç arkadaşına kuşluk yemeğimizi getir dedi, gerçekten de şu yolculuk, yordu bizi.

Türkçe Harf çevirisi

felemmâ câvezâ ḳâle lifetâhü âtinâ gadâenâ. leḳad leḳînâ min seferinâ hâẕâ neṣabâ.

İngilizce Çevriyazım

Falamma jawaza qala lifatahu atina ghadaana laqad laqeena min safarina hatha nasaban

Türkçe Çeviri

Arkadaşı, gördün mü dedi, kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mani olan da ancak Şeytan\'dır; balık, şaşılacak bir surette denizde bir yoldur tuttu, dalıp gitti.

Türkçe Harf çevirisi

ḳâle era'eyte iẕ eveynâ ile-ṣṣaḫrati feinnî nesîtü-lḥût. vemâ ensânîhü ille-şşeyṭânü en eẕkürah. vetteḫaẕe sebîlehû fi-lbaḥr. `acebâ.

İngilizce Çevriyazım

Qala araayta ith awayna ila alssakhrati fainnee naseetu alhoota wama ansaneehu illa alshshaytanu an athkurahu waittakhatha sabeelahu fee albahri AAajaban

Türkçe Çeviri

Musa, buydu aradığımız işte dedi ve kendi izlerini izleyerek geri döndüler.

Türkçe Harf çevirisi

ḳâle ẕâlike mâ künnâ nebgi. ferteddâ `alâ âŝârihimâ ḳaṣaṣâ.

İngilizce Çevriyazım

Qala thalika ma kunna nabghi fairtadda AAala atharihima qasasan

Türkçe Çeviri

Derken kullarımızdan bir kulu buldular ki biz, katımızdan ona rahmet ihsan etmiştik ve katımızdan ilim belletmiştik.

Türkçe Harf çevirisi

fevecedâ `abdem min `ibâdinâ âteynâhü raḥmetem min `indinâ ve`allemnâhü mil ledünnâ `ilmâ.

İngilizce Çevriyazım

Fawajada AAabdan min AAibadina ataynahu rahmatan min AAindina waAAallamnahu min ladunna AAilman

Türkçe Çeviri

Musa, ona, sana öğretilen gerçek bilgiden bana da öğretmen şartıyla sana uyayım mı dedi.

Türkçe Harf çevirisi

ḳâle lehû mûsâ hel ettebi`uke `alâ en tü`allimeni mimmâ `ullimte ruşdâ.

İngilizce Çevriyazım

Qala lahu moosa hal attabiAAuka AAala an tuAAallimani mimma AAullimta rushdan

Türkçe Çeviri

O, sen dedi, benimle beraber bulunmaya dayanamazsın.

Türkçe Harf çevirisi

ḳâle inneke len testeṭî`a me`iye ṣabrâ.

İngilizce Çevriyazım

Qala innaka lan tastateeAAa maAAiya sabran

Türkçe Çeviri

İç yüzünü kavramana imkan olmayan birşeye nasıl sabredebilirsin ki?

Türkçe Harf çevirisi

vekeyfe taṣbiru `alâ mâ lem tüḥiṭ bihî ḫubrâ.

İngilizce Çevriyazım

Wakayfa tasbiru AAala ma lam tuhit bihi khubran

Türkçe Çeviri

Musa, Allah dilerse dedi, görürsün, sabredeceğim ve hiçbir hususta sana isyan etmeyeceğim.

Türkçe Harf çevirisi

ḳâle setecidünî in şâe-llâhü ṣâbirav velâ a`ṣî leke emrâ.

İngilizce Çevriyazım

Qala satajidunee in shaa Allahu sabiran wala aAAsee laka amran

Türkçe Çeviri

O, bana uyarsan dedi, sana ona ait bir söz söyleyinceyedek hiçbir şey sorma bana.

Türkçe Harf çevirisi

ḳâle feini-tteba`tenî felâ tes'elnî `an şey'in ḥattâ uḥdiŝe leke minhü ẕikrâ.

İngilizce Çevriyazım

Qala faini ittabaAAtanee fala tasalnee AAan shayin hatta ohditha laka minhu thikran

Türkçe Çeviri

Derken kalkıp yola düştüler, nihayet bir gemiye bindiler, o zat, gemiyi deldi. Musa, içindekileri boğmak için mi gemiyi deldin dedi, andolsun ki pek kötü bir iş yaptın.

Türkçe Harf çevirisi

fenṭaleḳâ. ḥattâ iẕâ rakibâ fi-ssefîneti ḫaraḳahâ. ḳâle eḫaraḳtehâ litugriḳa ehlehâ. leḳad ci'te şey'en imrâ.

İngilizce Çevriyazım

Faintalaqa hatta itha rakiba fee alssafeenati kharaqaha qala akharaqtaha litughriqa ahlaha laqad jita shayan imran

Türkçe Çeviri

O zat, demedim mi dedi, gerçekten de sen, benimle beraber bulunmaya dayanamazsın.

Türkçe Harf çevirisi

ḳâle elem eḳul inneke len testeṭî`a me`iye ṣabrâ.

İngilizce Çevriyazım

Qala alam aqul innaka lan tastateeAAa maAAiya sabran

Türkçe Çeviri

Musa, unuttum dedi, bu yüzden azarlama beni ve şu arkadaşlığımızda ağır bir yük yükleme bana.

Türkçe Harf çevirisi

ḳâle lâ tüâḫiẕnî bimâ nesîtü velâ türhiḳnî min emrî `usrâ.

İngilizce Çevriyazım

Qala la tuakhithnee bima naseetu wala turhiqnee min amree AAusran

Türkçe Çeviri

Gene yola düştüler, derken bir erkek çocuğa rastladılar, o zat, çocuğu öldürdü. Musa bir cana kıymamışken tuttun, tertemiz birisini öldürdün, andolsun ki pek kötü ve menedilmiş bir şey yaptın sen dedi.

Türkçe Harf çevirisi

fenṭaleḳâ. ḥattâ iẕâ leḳiyâ gulâmen feḳatelehû ḳâle eḳatelte nefsen zekiyyetem bigayri nefs. leḳad ci'te şey'en nükrâ.

İngilizce Çevriyazım

Faintalaqa hatta itha laqiya ghulaman faqatalahu qala aqatalta nafsan zakiyyatan bighayri nafsin laqad jita shayan nukran
301