Türkçe Çeviri
Genciniz, ihtiyarınız, hep beraber savaşa çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda savaşın, bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. (41)
Türkçe Harf çevirisi
infirû ḫifâfev veŝiḳâlev vecâhidû biemvâliküm veenfüsiküm fî sebîli-llâh. ẕâliküm ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn. (41)
İngilizce Çevriyazım
Infiroo khifa fan wathiqa lan waja hidoo biamwa likum waanfusikum fee sabeeli Alla hi tha likum khayrun lakum in kuntum taAAlamoona (41)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Onları hazır bir ganimete, yahut yakın bir yolculuğa çağırsaydın sana uyarlardı, fakat meşakkatle alınacak olan bu yol, onlara uzak geldi. Allah\'a andiçerek gücümüz yetseydi sizinle beraber çıkardık diyecekler. Onlar, kendilerini helak ediyorlar ve Allah biliyor ki onlar yalancıdır. (42)
Türkçe Harf çevirisi
lev kâne `araḍan ḳarîbev veseferan ḳâṣidel lettebe`ûke velâkim be`udet `aleyhimü-şşüḳḳah. veseyaḥlifûne billâhi levi-steṭa`nâ leḫaracnâ me`aküm. yühlikûne enfüsehüm. vellâhü ya`lemü innehüm lekâẕibûn. (42)
İngilizce Çevriyazım
Law ka na AAarad an qareeban wasafaran qas idan lai ttabaAAooka wala kin baAAudat AAalayhimu al shshuqqatu wasayah lifoona biA lla hi lawi istat aAAna lakharajna maAAakum yuhlikoona anfusahum waA lla hu yaAAlamu innahum lakath iboona (42)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Allah seni affetsin, ne diye izin verdin onlara? Vermeseydin de sence gerçekler de açığa çıksaydı, yalancıları da bilseydin. (43)
Türkçe Harf çevirisi
`afe-llâhü `ank. lime eẕinte lehüm ḥattâ yetebeyyene leke-lleẕîne ṣadeḳû veta`leme-lkâẕibîn. (43)
İngilizce Çevriyazım
AAafa Alla hu AAanka lima ath inta lahum h atta yatabayyana laka allath eena s adaqoo wataAAlama alkath ibeena (43)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Zaten Allah\'a ve ahiret gününe inananlar, mallarıyla, canlarıyla, savaşacaklarından senden izin istemezler ki ve Allah, çekinenleri tamamıyla bilir. (44)
Türkçe Harf çevirisi
lâ yeste'ẕinüke-lleẕîne yü'minûne billâhi velyevmi-l'âḫiri ey yücâhidû biemvâlihim veenfüsihim. vellâhü `alîmüm bilmütteḳîn. (44)
İngilizce Çevriyazım
La yastath inuka allath eena yuminoona biA lla hi waa lyawmi ala khiri an yuja hidoo biamwa lihim waanfusihim waA lla hu AAaleemun bia lmuttaqeena (44)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Senden ancak Allah\'a ve son güne inanmayıp yürekleri şüpheye düşenler ve şüpheleri içinde tereddüde düşüp bocalayanlar izin isterler. (45)
Türkçe Harf çevirisi
innemâ yeste'ẕinüke-lleẕîne lâ yü'minûne billâhi velyevmi-l'âḫiri vertâbet ḳulûbühüm fehüm fî raybihim yeteraddedûn. (45)
İngilizce Çevriyazım
Innama yastath inuka allath eena la yuminoona biA lla hi waa lyawmi ala khiri wai rta bat quloobuhum fahum fee raybihim yataraddadoona (45)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Savaşa çıkmayı kursalardı elbette bir hazırlıkta bulunurlardı, fakat Allah, onların çıkmasını hoş görmedi de onları alıkoydu ve kendilerine, oturun oturanlarla denildi. (46)
Türkçe Harf çevirisi
velev erâdü-lḫurûce lee`addû lehû `uddetev velâkin kerihe-llâhü-mbi`âŝehüm feŝebbeṭahüm veḳîle-ḳ`udû me`a-lḳâ`idîn. (46)
İngilizce Çevriyazım
Walaw ara doo alkhurooja laaAAaddoo lahu AAuddatan wala kin kariha Alla hu inbiAAa thahum fathabbat ahum waqeela oqAAudoo maAAa alqa AAideena (46)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Sizin aranızda onlar da çıksalardı içinizde şerri ve fesadı arttırmaktan başka bir şey yapamazlar, mutlaka içinizde fitne ve fesat çıkarmak için koşardururlardı. Sizden onları adamakıllı dinleyecekler, onlara kulak asacaklar da var ve Allah, zulmedenleri bilir. (47)
Türkçe Harf çevirisi
lev ḫaracû fîküm mâ zâdûküm illâ ḫabâlev veleevḍa`û ḫilâleküm yebgûnekümü-lfitneh. vefîküm semmâ`ûne lehüm. vellâhü `alîmüm biżżâlimîn. (47)
İngilizce Çevriyazım
Law kharajoo feekum ma za dookum illa khaba lan walaawd aAAoo khila lakum yabghoonakumu alfitnata wafeekum samma AAoona lahum waA lla hu AAaleemun bial thth a limeena (47)
Your browser does not support the audio element.
194