Türkçe Çeviri
De ki: Gerçek geldi ve boş şey gitti, ne bir daha zuhur eder, ne de yeniden ve tekrar gelir. (49)
Türkçe Harf çevirisi
ḳul câe-lḥaḳḳu vemâ yübdiü-lbâṭilü vemâ yü`îd. (49)
İngilizce Çevriyazım
Qul ja a alh aqqu wama yubdio albat ilu wama yuAAeedu (49)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
De ki: Ben sapıtmışsam suçu, bana ait ve eğer doğru yolu bulmuşsam bu da ancak Rabbimin bana vahyetmesiyle; şüphe yok ki o, her şeyi bilir ve bize bizden de yakındır. (50)
Türkçe Harf çevirisi
ḳul in ḍaleltü feinnemâ eḍillü `alâ nefsî. veini-htedeytü febimâ yûḥî ileyye rabbî. innehû semî`un ḳarîb. (50)
İngilizce Çevriyazım
Qul in d alaltu fainnama ad illu AAala nafsee waini ihtadaytu fabima yooh ee ilayya rabbee innahu sameeAAun qareebun (50)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Ve dehşetli bir korkuya kapıldıkları ve hiçbirinin kurtulamayıp en yakın bir yerde azaba uğratıldıkları gün, bir görsen onları. (51)
Türkçe Harf çevirisi
velev terâ iẕ fezi`û felâ fevte veüḫiẕû mim mekânin ḳarîb. (51)
İngilizce Çevriyazım
Walaw tara ith faziAAoo fala fawta waokhith oo min maka nin qareebin (51)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Ve diyecekler ki: İnandık ona, fakat bu uzak bir yerde nereden imana kavuşacaklar, ondan faydalanacaklar? (52)
Türkçe Harf çevirisi
veḳâlû âmennâ bih. veennâ lehümü-ttenâvuşü mim mekânim be`îd. (52)
İngilizce Çevriyazım
Waqa loo a manna bihi waanna lahumu al ttana wushu min maka nin baAAeedin (52)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Ve gerçekten de önce ona kafir olmuşlardı ve uzak bir yerdeyken gizli şeye dair dillerine geleni söylüyorlardı. (53)
Türkçe Harf çevirisi
veḳad keferû bihî min ḳabl. veyaḳẕifûne bilgaybi mim mekânim be`îd. (53)
İngilizce Çevriyazım
Waqad kafaroo bihi min qablu wayaqth ifoona bia lghaybi min maka nin baAAeedin (53)
Your browser does not support the audio element.
Türkçe Çeviri
Onlarla dileyip arzuladıkları şeylerin arasına bir engeldir çekildi artık, nitekim daha önce onların yolunu tutanlara da böyle olmuştu; şüphe yok ki onlar, tereddüt içindeydiler, şüpheye düşmüşlerdi. (54)
Türkçe Harf çevirisi
veḥîle beynehüm vebeyne mâ yeştehûne kemâ fu`ile bieşyâ`ihim min ḳabl. innehüm kânû fî şekkim mürîbün. (54)
İngilizce Çevriyazım
Wah eela baynahum wabayna ma yashtahoona kama fuAAila biashya AAihim min qablu innahum ka noo fee shakkin mureebin (54)
Your browser does not support the audio element.
434